Psikolog Ankara Klinikleri Nasıl Hizmet Sağlar?

Psikolog Ankara Klinikleri  

Günümüzde tüm dünyada psikoloji ile alakalı sorunlar diğer hastalıklar kadar önemli olarak görülen sorunlar haline gelmiştir. Her ne kadar geçmişte ülkemizde psikolojik sorunlar çok ciddiye alınmayan üzerinden durulmayan sorunlar olsalar da, günümüzde psikolog Ankara klinikleri ve ülkemizin diğer şehirlerinde açılan kliniklerle bu konu hakkında daha fazla tedavi imkanı doğmuştur.

Psikolojik problemler çok ciddi sağlık sorunlarıdır ve bu sorunlara karşı diğer hastalıklarda olduğu gibi bir yaklaşım sergilemek gerekir. En basitmiş gibi görülen sorunlarda dahi psikolojik desteğe ihtiyaç duyulur diyebiliriz. Günümüzün en yaygın sorunlarından birisi olan depresyon sorunu, eğer psikolog kliniklerinde tedavi edilmezlerse kalıcı sorunlara dönüşebildikleri gibi, bir süre sonra tekrar geri gelebilen de sorunlardır. Depresyon sorunu her ne kadar geçici önemsiz bir sorunmuş gibi görünse de, bu problem insanların tüm hayatları boyunca karşılarına çıkan, onların sosyal sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürdürmelerini engelleyen bir sorundur. Psikolog klinikleri hemen hemen her türden psikolojik sorunun tedavisi için hizmet verirler.

Psikolog Ankara kliniklerinde aile ve çocuk terapileri

Ailelerin yaygın bir şekilde yaşadığı sorunlar arasında kopma ve birbirinden uzaklaşma sorunları gelir. Gerek erkek gerekse de kadın bir süre sonra aile hayatında aradığı heyecanı bulamaz ve eşinden uzaklaşır. Zihni yorulmuş olanlar içerisinde olan insanlar bir süre sonra iş hayatından aile hayatlarına istedikleri önemi gösteremez olurlar. Bu noktada karşılıklı beklentiler belirli bir seviyede karşılanamadığı için sorunlar büyük ve bir süre sonra içinde çıkılmaz bir hal alır.

psikolog klinik hizmeti

Psikolog Ankara klinikleri psikologları böylesi sorunlarda ilk önce çiftleri birbirleri ile konuşma konusunda cesaretlendirirler. Çiftler birbirlerine uzun zamandır söylemek istemedikleri sorunlarını söylerler ve bu noktada bir çözüm adımı atılmış olur diyebiliriz. Eğer ilişkide aşırı şiddet gibi sorunlar baş göstermediyse psikolog kliniklerinde çalışan uzmanlar sayesinde evliliklerin kurtarılması ve hatta eski sağlıklı hallerine döndürülmesi dahi söz konusudur diyebiliriz.

Psikolog Ankara klinikleri çocuk terapilerinde ise özenli bir yaklaşım uygulayarak tedavi sağlar. Psikolojik sorunlar çocuklarda daha özenle yaklaşılması gereken sorunlardır. Bu nedenle Ankara kliniklerinde her daim bir pedagog çocukların psikolojik sorunları ile ilgilenmek üzere çalışır diyebiliriz. Hiperaktivite veya içine kapanıklık benzeri sorunları olan çocuklarda bu durumun erkenden fark edilmesi ve pedagoga danışılması büyük önem taşır. Hiperaktivite olan çocuklarda dikkat dağınıklığı nedeniyle derslere konsantre olamama, içine kapanık çocuklarda ise benzer olumsuz nedenlerden dolayı okulda aktif olamama gibi sorunların görülmesi söz konusudur. Bu gibi durumlarda gerek pedagoglara danışılması gerekse de psikiyatrlardan destek alınması büyük önem taşır. Psikiyatrlar yatıştırıcı ilaçlarla çocuklara destek verirken, pedagoglar çocuklardaki bu durumların nedenini araştırarak çocuklara destek olmaya çalışır.

Psikolojik sorunlarda psikolog Ankara kliniklerinin yaklaşımı

Psikolojik sorunlarda psikolog, pedagog veya psikiyatrın kişiye yaklaşımı kritik bir öneme sahiptir. Bu uzman kişiler bu durumu bildikleri için psikolojik sorunları olan kişilere karşı farklı yaklaşımlar sergilerler. Öncelikle hasta ile  arkadaş canlısı bir ilişkinin kurulması bu noktada büyük öneme sahiptir diyebiliriz. Eğer hastanın doktora veya psikoloğa karşı güveni sağlanamazsa bu durumda hasta tedavi konusunda çekingen olacaktır.

Hastalık türüne göre yaklaşım da değişim gösterebilir. Örneğin sınav stersi olan bir kişi ile depresyonda olan bir kişiye karşı yaklaşım farklı olacaktır. Her iki sorunda da psikiyatrların verdikleri ilaçlara ek olarak psikolog Ankara klinikleri psikologları sorunun temeline inme ve bu şekilde sorunu çözme arayışına girerler.

Güneş Enerjisi Panellerinin Türkiye ve Dünyadaki Durumu

Güneş Enerjisi Panelleri

Güneş en büyük enerji kaynağımız olmasından dolayı diğer enerji türlerinden daha büyük bir öneme sahiptir. Günümüzde de dünya üzerindeki kaynaklardan ziyade dışarıdan gelen kaynaklardan elde edilen enerjinin önemi artmıştır. Güneş enerjisi kolay elde edilebilir, maliyetsiz ve çevre dostu olmasından dolayı dünyada ve Türkiye’de oldukça geniş bir yayılma alanına sahiptir. Özellikle elektrik gibi önemli bir enerjiye dönüştürülebilir olmasından dolayı ve herkesin uygulayabileceği bir sistem olmasından dolayı güneş panelleri pek çok firmanın ve yatırımcının da ilgi odağı olmuş durumdadır.

Geçmişi oldukça eskiye dayanan güneş enerjisi panelleri dünya üzerinde çok önceden beri var olan bir sistemdir. Ancak her ülkede yaygın olmayan bu sistem özellikle ülkemizde geçmiş yıllardan beri kullanılan bir sistem olduğu için bu konuda da öncü ülkelerden sayılmaktadır. Dünya üzerinde en fazla nüfusun bulunduğu ve üretim konusunda sürekli olarak enerjiye ihtiyaç duyan Çin, güneş enerjisi panelleri konusunda da başı çekmektedir. Amerika Birleşik Devletleri ise Çin’i izleyen ikinci ülkedir.

Güneş Enerjisi Panelleri İçin Uygun Olan Bölgeler

Dünya üzerinde çok fazla ülke bulunuyor. Ancak güneş enerjisi için her zaman güneş alması ile bilinen ve güneş enerjisi için verimli sayılabilecek bölgelerin başında Afrika çölleri geliyor. Afrika en şiddetli güneş ışınlarını alan bölgelerden olmasından dolayı ve panel kullanımı için geniş alana sahip olmasından dolayı enerji üretiminde merkez bölgelerden sayılabiliyor. Amerika’nın orta kısımları da Afrika kadar ışına maruz kalan bölgeler bulunduruyor.

Güneş PanelleriGüneş ışınlarının en sık ulaştığı bölgeler genellikle çöller olduğu için ve buralarda yeterli yerleşim birimlerinin bulunmasından dolayı yeterli alanlar olarak sayılamamaktadır. Türkiye ise dünya üzerinde güneş ışınlarına en fazla maruz kalan ülkelerden biri olması ve çöller yerine yerleşik birimlere sahip olmasından dolayı oldukça avantajlı bir konumdadır. Türkiye ile birlikte aynı özelliklere sahip olan bir diğer ülke ise İspanya’dır. Güneşten gelen enerji bu ülkeler tarafından rahatlıkla kullanılabilir.

Güneş Enerjisi Panellerinde Türkiye’nin Geleceği

Güneş enerjisi konusunda sadece ülkemizde değil diğer bütün dünya ülkelerinde büyük bir hareketlilik yaşanıyor olsa da bu sistemi yıllardır kullanan ülkemiz diğer ülkelere nazaran daha avantajlı bir konumdadır. Güneş enerjisi panelleri konusunda özellikle Güney Doğu Anadolu bölgesinin fazlaca güneş alması ve bu bölgenin geniş topraklarının bulunması daha fazla enerji elde etmek adına elverişli olmaktadır. Güneydoğu Anadolu bölgesinden sonra en verimli güneş enerjisi panelleri Akdeniz bölgesinde kurulabilmektedir.

Ülkemizin en fazla elektrik tüketimi yaptığı alan doğalgaz olmaktadır. Doğalgazlı sistemlerden kar elde etmek içinse hem elektrik hem yakıt tüketimini azaltan güneş enerjisinden faydalanılabilir. Çünkü doğalgazın sunduğu sıcak su ve yemek pişirmek amacıyla kullanılan ocak ısıtma gibi durumları güneş enerjisi de sunmaktadır. Güneş enerjisi panelleri konusunda ülkemizde doğru adımlar atıldığında hem dışa bağımlılık azalacak hem de enerjinin masrafsız ve doğal bir şekilde elde edilmesinden dolayı refah seviyesi de artacaktır.

Türkiye üzerinde güneş enerjisi panellerinden yararlanma durumu tamamen pasif konumdadır. Seracılıkta, kurutmada ya da bitki üretimi gibi konularla sınırlı kalan güneş enerjisi aktif bir kullanım alanına sahip olduğunda Türkiye kendi enerjisini kendisi üretebilir ve dünya üzerindeki şanslı ülkelerden biri olmasından dolayı bu enerji ile daha temiz bir doğaya kavuşabilir. Güneş enerjisi panelleri konusunda uzman kişilerin yetiştirilmesi, bu alanda sağlam adımların atılması ve yeterli yatırımların yapılması büyük önem taşımaktadır. Türkiye’de bu çalışmaları profesyonel anlamda yürüten birkaç kuruluş ve birkaç üniversite bulunmaktadır.

Dişçide Diş Beyazlatma Yöntemleri Nelerdir?

Diş Beyazlatma

Diş hekimi kontrolünde gerçekleşen diş beyazlatma yöntemleri ikiye ayrılır. Bunlar evde diş beyazlatma yöntemleri ve dişçinin ofisinde diş beyazlatma yöntemleridir. Bu yöntemler haricinde kişiler diş beyazlatma için üretilmiş diş macunu, diş bantları gibi ürünleri satın alarak da diş beyazlatma işlemlerini uygulayabilirler. Ankara’daki diş hekimleri genelde ofis tipi diş beyazlatmadan sonra mutlaka diş beyazlatma ürünlerinin bir süre düzenli şekilde kullanılmasını önermektedirler.

Dişlerin doğal rengini zamanla kaybetmesine neden olan pek çok etken vardır. Bu etkenlerin başında yaşlanmanın geldiğini söyleyebiliriz. Dişlerde diğer organlar gibi zamanla özelliğini yitirirler. Dişlerin doğal renklerini kaybetmesinde günlük olarak tükettiğimiz çay, kahve gibi içeceklerin de büyük payı vardır. Bazı diğer renk bırakıcı olan özellikte yiyeceklerin de dişlerin doğal rengini kaybetmesinde katkısı olduğunu söyleyebiliriz.

Diş beyazlatma yöntemleri genelde dişlerde sağladığı etkinin ton olarak miktarına göre ayrılabilirler. Diş beyazlatma amaçlı kullanılan ürünlerin genelde diş tonunda uzun vadede 1 ila 2 tonluk beyazlama sağladığını bununla birlikte dişçinizin ofisinde veya diş hekiminizin gözetiminde yapılan ankara diş temizletme ve diş beyazlatma tedavilerinin sekiz tona kadar beyazlama sağladığını söylemek mümkündür. Günümüzde diş beyazlatma tedavileri çok pahalı olan işlemler de değildirler. Ofis tipi diş beyazlatma tedavilerinin, evde uygulanan diş beyazlatma tedavilerine göre daha pahalı olduğunu söyleyebiliriz.

Ev tipi ve ofis tipi diş beyazlatma

Ofis Tipi Diş Beyazlatma Tedavisi

Ofis tipi diş beyazlatma işlemi dişçinizin ofisinde uygulanan bir tedavi yöntemidir. Bu operasyonun uygulanmasının ardından kişinin yaşına ve dişlerinin özelliğine de bağlı olarak sekiz tona kadar beyazlama beklenebilir. Ofis tipi diş beyazlatmada minimum diş beyazlatma ton miktarı ise üçtür. Bu açıdan ofis tipi diş beyazlatma tedavilerinin en kısa sürede en fazla etkiyi yapan tedavi yöntemi olduğunu söylemek mümkün.

Bu diş beyazlatma prosedüründe, dişçiniz diş beyazlatma ürünlerini doğrudan dişlerinize uygular. Bu ürünler ısı etkisi, özel ışınlar veya bir lazer aracılığıyla da dişinize uygulanabilir. Bu noktada diş hekiminiz uygulanacak prosedürün hangisi olduğuna karar verecektir. Tedavinin uygulanmasının ardından geçen 30 ila 60 dakikalık süreçte tedavinin sonuçlarını görmek mümkündür. Bununla birlikte düzenli ofis tipi diş beyazlatma tedavisi yaptırarak çok başarılı sonuçların elde edilmesi de söz konusu. Genelde Ankara diş hekimleri diş beyazlatma işlemlerini birkaç seansa yayacak şekilde uygulamayı tercih ederler. Bu sayede elde edilen kaliteli sonuç da kalıcı bir hale gelir. Yine de yöntemin etkilerini daha ilk seanstan sonra görmek mümkündür. Ayrıca bu diş beyazlatma prosedürünün en pahalısı olduğunu da söyleyebiliriz.

Ev Tipi Diş Beyazlatma Yöntemleri

Diş hekimi kontrolünde evde uygulanan ankara diş beyazlatma yöntemleri ofis tipi diş beyazlatma yönteminden daha uygun fiyatlı bir yöntemdir. Bu yöntemde diş beyazlatma ürünleri diş hekiminin göstereceği şekilde ağıza uygulanır. Yöntemin uygulanması için kişilerin diş hekimi ofisini ziyaret etmesi ve ağız içi kalıplarını çıkarttırması gerekir. Yapılacak ilk işlem diş hekiminin ağız kalıbını çıkarması ve bu kalıbı kişiye vermesidir. Daha sonra diş hekiminin gösterdiği şekilde evde belirli sürelerle bu kalıbın ağıza uygulanması ve dişlerin beyazlatılması söz konusudur. Bu kalıp içerisinde de diş beyazlatma ürünleri kullanılır. Bu noktada diş beyazlatma ürünlerinin bir kalıp içerisinde ağıza uygulanması büyük önem taşır. Çünkü bu ürünlerin diş etleriyle doğrudan temas etmemesi gerekmektedir. Ev tipi diş beyazlatma işlemi tüm dişlere aktif olarak uygulanan bir yöntem olduğu için, özellikle ofis tipi tedaviden sonra da yaygın olarak tercih edilmektedir. Ofis tipi tedavi özellikle ön dişlerde etkiliyken, ev tipi tedavinin tüm dişlerde etkili olduğunu söyleyebiliriz.

İzmir İç Mimarlık Ofisleri

İzmir İç Mimarlık

Evler İzmir’de hayatımızın büyük bir kısmını geçirdiğimiz ve bizleri her zaman koruyan, sıcacık taş yapılardır. En rahat hallerimizle dolaştığımız, kendimizi güvende hissettiğimiz bu yapılarda en ufak eşyaların bile büyük bir anlamı vardır. Her rengin her düşüncenin hayat bulduğu evlerde yapılacak dekorasyon çalışmaları ise mutfağından banyosuna, salonundan bahçesine kadar büyük önem taşır. Evinize girdiğinizde sizi karşılayacak olan ortamın belirlenmesinde doğru seçimler yapmanız çok yorgun bir iş günü bile geçirseniz dahi sizi enerjik biri haline getirebilir. İzmir iç mimarlık ofisleri ise ev dekorasyonu firmaları içerisinde tercih edebileceğiniz profesyonellikte bir adres olup evinizin her köşesine sizin isteklerinizi aktaracaktır. Hayallerinizin ve yaşam tarzınızın önem kazandığı bu adreste evinizi kendi iç dünyanızdaki kadar farklı bir şekilde düzenleyebilirsiniz. Daha mutlu bir ev için ev dekorasyonu çalışmalarında en iyiden yana olmayı ihmal etmeyin.

Her Mekanı İle Size Özel Evler!

İzmir iç mimarlık ofisleri ev dekorasyonu konusunda çoğu zaman bazı renklerin seçilmesi, bazı mobilyaların alınması ve halı, perde, aksesuar gibi ürünlerin de dahil edilmesi ile birlikte yepyeni bir ortamın hazırlanmasına çalışır. En basit manada dekorasyon bu anlama gelebilir. Ancak ev dekorasyonu bir insanın iç dünyasının, isteklerinin ve kullanımına uygun olan işlevsel ürünlerin büyük bir uyum içerisinde seçilmesi ve yerleştirilmesi anlamına gelmektedir. Yani sizin düşünceleriniz olmadan bir ev dekorasyonu çalışması düşünülemez. Bu nedenle izmir iç mimarlık firmaları genel olarak düşüncelerini yansıtmaktan ziyade ev içerisinde yaşayacak olan kişilerin düşüncelerini baz alarak çalışmalarına başlamalıdır. İzmir ev dekorasyon adresi ise öndelikle kişileri dinleyerek düşüncelerinin neler olduğunu öğrenir. Daha sonra ise isteklere uygun olan şekilde üç boyutlu çizimler yaparak kişilere hazırlıkları gösterir. Bu aşamalar sayesinde kişiler isteklerini bilgisayar ortamından daha kolay değiştirebilir ve değişiklikleri daha rahat bir biçimde görebildiği için ev dekorasyonunda hayalindeki ortama kavuşabilir.

İç mimarlık ofisleri ile ev dekorasyonu

Her Ortama Farklı Çözümler!

Evler kendi içerisinde ufak alanlara ayrılırlar. Bu nedenle her alana farklı bir düzenlemenin yapılması gerekebilir. Bazı odalar ihtiyaç duyulmayacak kadar büyük iken bazı odalar ise küçük olabilir. Böyle konularda hem tadilat işlerinin hem de gerekli düzenlemelerin yapılması için bir İzmir iç mimarlık ofisi ile anlaşmak gerekecektir. Ancak her ortama sizin düşüncelerinizi ve isteklerinizi yansıtacak bir adres aradığınızda İzmir ev dekorasyonu adresi ile iletişime geçebilirsiniz. Bahçe, banyo, mutfak, çocuk odası gibi alanlarda gerekli düzenlemeleri yapacak olan bu adreste evinizde farklı bir dünya oluşturabilirsiniz. Eşyalarınızı sadece görüntüsü nedeniyle değil sağlamlığı ve işlevselliği ile de seçecek elektrik düzenlemesi, kartonpiyer, boya, asma tavan ve farklı aydınlatma seçenekleri ile daha da yaşanılası bir adres hazırlayacak olan bu adresten sorunsuz bir hizmet alabilirsiniz.

Profesyonellikten Gelen Kalite!

Dekorasyon alanı gerçekten profesyonellik isteyen bir alandır ve evlerde hazırlanacak olan dekorasyon çalışmaları için geniş bir ekiple çalışılması gerekir. Söz konusu yaşam alanları olduğunda daha fazla özen gösteren ve bu alanda geçmişten gelen deneyimi çağın getirdiği yenliklerle bütünleştiren adresler tercih etmek gerekir. Ev dekorasyonu konusunda hizmet veren fazlaca adres bulunuyor olsa da renklerden ışıklandırmaya, eşya seçiminden konum ayarlamasına kadar dikkatli bir çalışma yapacak olan kaliteli adreslerle çalışmak lazımdır. İzmir iç mimarlık ofisleri adresi ise bu konuda sunmuş olduğu ayrıcalıklar ve yıllardan beri bu alanda hazırlanan çalışmalarla birlikte kişiler için ideal yaşam alanları dekore etmektedir. Yaptığı işi önemseyen ve karşısındaki kişileri düşüncelerine önem veren bir adreste bulunmak isterseniz iletişim adreslerine ulaşabilirsiniz.

Prp Tedavisi Nedir ve Nasıl Uygulanır?

Prp

Prp yöntemi cilt kırışıklıklarının ve ciltte meydana gelen diğer sorunların önüne geçmek veya bu sorunları gidermek amaçlı uygulanılan oldukça yeni bir yöntemdir. Bununla birlikte Prp’nin tıpta uygulamasının ise yeni olmadığını söylemek mümkündür. Ülkemizde İzmir’de prp tedavisi şeklinde de uygulanan yöntemde, kişilerden alınan kan santrifüj edilir ve tekrar kişilere uygun bölgelere enjekte edilir. Burada amaç kanın pıhtılaşma özelliğinden faydalanmaktır.

Vücudumuzun bir bölgesinde bir hasar, bir kesik veya bir kanama oluşmaya başladığı zaman, kanama olan bölgede kan bir yandan da bölgeyi onarmaya başlar. Doktorlar kanın pıhtılaştırma özelliği adı verilen bu özellikten vücudumuzun herhangi bir bölgesinde de faydalanılabileceklerini keşfetmişlerdir. Kanın pıhtılaşma özelliği deri altına enjekte yöntemi ile uygulandığında, yaşlılığın etkilerine karşı savaşmaya başlar ve bir süre sonra bu etkileri ortadan kaldırır. Temel olarak kan deri altımızda pıhtılaştırma özelliğini devreye sokarak cildimizde meydana gelen hasarları tedavi eder ve bizleri tekrardan genç bir görünüme kavuşturur diyebiliriz.

Prp tedavisi hangi bölgelere uygulanabiliyor?

Ülkemizde kaliteli bir şekilde prp tedavisi olarak da uygulanan yöntemin, etki alanının oldukça geniş olduğunu da söyleyebiliriz. Bu tedavi kırışıklıklara ve çökmelere karşı tercih edilebileceği gibi, diğer türden estetik operasyonlar sonrası oluşan izlerin tedavisinde de kullanılabiliyor.

Tedavi sürecinde kişilerden alınan kan sonrasında bir dizi işlemden geçirilerek tekrar kişiye tedavinin yapılacağı yere enjekte edilmek üzere hazır hale getiriliyor. Elde edilen bu serumun içerisinde pıhtı hücrelerini içerdiğini ve tedavi etme ve onarma miktarının oldukça yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Bu pıhtı hücrelerinden oluşan serumun deri altında tercih edilen bölgeye uygulanması ile de işlem tamamlanmaktadır.

  • Deriye yönelik uygulanan tedavilerden olan peeling ve lazer tedavileri sonrasında ciltte hasarlar meydana gelebilmektedir. Bu hasarların tedavisinde Prp yöntemi tercih edilebilir.
  • Prp tedavisi en çok kırışıklı giderici etkisi nedeniyle tercih edilmektedir. Ciltlerimiz zamanla tamir yeteneğini kaybeder. Bu etkiye ultraviyole ışınların yol açması da söz konusudur. Prp tedavisi ise bu süreçleri tedavi eden bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor. Yöntem kırışıklıkları giderdiği gibi cilde parlak görünümünü de geri kazandırıyor.
  • Bazı durumlarda derimiz eski özelliklerini sergileyemez hale gelebilir ve ciltte böylesi durumlarda ciddi hasarlar oluşabilir. Bu tür durumların düzeltilmesinde ve kontrol altına alınmasında prp tedavisi birebirdir.
  • Prp tedavisi tüm bu özelliklerinin yanı sıra diğer yöntemlerle de birlikte kullanılabilen bir yöntemdir. Hangi yöntem ile tercih edilirse edilsin, yöntemin etkisini arttırıcı bir özelliğe sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Prp’de risk var mıdır?

İzmir’de prp tedavisi olarak uygulanan prp yönteminin, hiçbir risk taşımadığını söyleyebiliriz. Yöntemde kişilerin kendi kanları kullanıldığı için herhangi bir alerjik soruna yol açılması gibi bir durum söz konusu değildir. Kişilerin kanlarının santrifüj edilmesinin de zararlı bir süreç olmadığını söyleyebiliriz. Yöntemde dışarıdan hiçbir madde kullanılmamaktadır.

Prp uygulaması ne kadar sürüyor?

Prp uygulaması sadece dakikalar miktarında süren bir tedavi yöntemidir. Kişiler tercih etmeleri halinde bu yöntemi mezoterapi ve dolgu yöntemleri gibi yöntemlerle birlikte de tercih edebilirler. Böylesi bir durumda uzmanlar sağlık açısından tüm yöntemlerin aynı yerde uygulanmasını tavsiye ediyorlar.

Prp yönteminde plateller

Prp yönteminde kullanılan kandan elde edilen plateller normalde vücudumuzda bulunan hatta kırışıklık gibi sorunların tedavisinde de savaşan hücrelerdir. Fakat yaşlanmanın etkisiyle bu hücreler belirli bölgelerdeki sayılarını ve etkilerini yitirirler. İzmir’de prp yöntemi olarak uygulanan yöntemde ise kaybedilen bu platellerin tekrardan istenilen bölgelere temini söz konusudur. Bu sayede kişilerin cilt sorunlarında büyük gelişmeler görmek mümkündür.

İzmir’deki Pedagoglar ve Psikologlar

Pedagoglar ve Psikologlar

İzmir’de son zamanların en çok talep gören uzmanlarından biri oldu psikolog ve pedagoglar. Pedagoglar, çocuklara hizmet sunan, çocuk psikolojisini ele alan uzmanlardır. Gelişen teknoloji, değişen olaylar, tüketim çılgınlığına alışan insanların, kendilerini yalnız hissetmeleri de girince problem arttı. Ya da var olan sorunlar gün yüzüne birden bire çıkıverdi. Belki de uzun zamandır bastırılan duygular artık daha kolay dile geldi. Tüm bunlar halledilebilir, çözümlenebilir. Fakat ya bu ön yargı? Pek çok insan ‘deli doktoru’ söylemini duymuştur, hatta kullanmıştır. Doktora gitmek ayıplanmış, insanın bir hastalığının olması ise dışlanmaya sebep olabilir diye düşünüp sonuçlandırılmamıştır. Yani dertler devasız kalmış, çareler ise hep rafa saklanmıştır.

Günümüzde zaman zaman bu bilinen ön yargıların yıkıldığı gözlenmiş ve hatta terapiye giden insanların da yayılımıyla kullanılan antidepresanlar artık hafızalara çabuk eklenmiştir. İzmir pedagog ve psikologların kapılarını çalmak için illa bir sorununun olmasını beklemek bile hata olabilir. Nasıl olur demeyin!

İzmir’de üniversiteye hazırlanan pek çok genç var, bu gençlerin sınav stresini yaşadıklarını bir kenara bırakarak şunu söyleyebiliriz ki, hangi mesleği seçmeleri gerektiğine kadar, ilgi, bilgi ve becerilerinin testlerinin ele alındığı bölümler var. Psikologların uyguladıkları testler sayesinde, hafıza gücünüz, seçeceğiz meslek, yaşayacağınız soruna kadar pek çok detay size sunulmuş oluyor.

İzmir'deki pedagoglar ve psikologlar

Psikolojik Testler ve Psikoloji Merkezleri

İnsanların hayatlarında sorun çıkmasının bir sebebi var. Bu da bireyin kendini tanımaması, tatminsizlikler, duyguları… Kompleksler ya da yaşadıkları travmalar, küçük yaşlarda öğrenilen kalıplaşmış fikirler, ailenin baskısı, sosyal çevrenin intibası, millet ne der kaygısı, başaramama hırsı, doyumsuzluk ve her şeyi mükemmel isteyenler… Liste uzayıp gittikçe, her insanın yavaş yavaş düşünüp, ‘tıpkı benim gibi’ dediğini duyar gibiyiz. Yüzleşememe duygusu, geçmiş deneyimler ve gelecek korkusu derken, artık bir noktada sıkışıp kalan birey ve sorunları kalıyor elimizde. Bu sebeple her an, her yerde ulaşabileceğiniz psikoloji merkezlerinde hizmet alan psikologlar, bireyin kendisiyle yüzleşme sürecinde de yer alıyor.

En travmatik ve tedavisi zaman isteyen hastalıktan,  yüzeysel gözükebilen ve birkaç terapi ile sonuçlanan durumlara kadar size zaman harcıyor, testlere sokuyor ve sizi bir nevi kendinizle yüzleştiriyor. İzmir’de çocukluktan başlayan pedagog, yetişkinlikte yer alan psikolog ile yer değiştiriyor sadece. IQ testleri ile başlayan zekâ hızını ölçen merkezler, insana kendinden yakın bir yerde. Çünkü aynaya bakıp, kendinizle konuşmaktan kaçındığınız her sözü, bir koltuğa oturup, başka birine anlatırken bulabiliyorsunuz kendinizi. O zaman hiç hangi travmaları yaşadığınızı düşündünüz mü? Travma denilen durum, herkes için değişkendir bunu unutmayalım. Ayrılık acısı sizin için travmatikken, bir başkası için normal yaşanabilir. Önemli olan sizin bu duruma ne gibi tepkiler verdiğiniz. Verdiğiniz tepkilerin sebepleri normal mi, ne kadar sürmeli, hangi belirtileri vermeli? İşte tüm bu soruların cevaplarını yani, kendinize ait olan tüm sırları öğrendiğiniz bir yerde olacaksınız.

Psikolog ve Psikiyatr Farkı Nedir?

Hizmetlerini her yerde size koşulsuz sunan izmir psikoloji merkezlerinde, psikolog ve psikiyatr kavramı oldukça karıştırılmıştır. Birilerine anlatmak istediğiniz sorun var, hangisinin kapısını çalacağını bilmiyorsunuz. İkisinin kapısını da çalabileceğinizi söylemeliyiz. Psikoloğun tek farkı, tıp doktoru olmamasıdır. Tıp doktoru olmaması, eksik olduğunu değil sadece size kullanmanız gereken ilaçlar olduğunda, bunu yazamayacağı anlamını taşır. Bu nedenle sizi şikâyetinizin sebebine bakarak, psikiyatr yardımına davet eder ki psikoloji merkezlerinde ortak çalışırlar. Psikiyatra gittiğinizde ise, tedavinizin ek destek olarak konuşarak halledilmesi gerektiğini önerebilir, böylece seanslarınızın süresi uzamış olur. Psikiyatr uzmanınızda sizi psikoterapi almanız konusunda psikoloğu yönlendirir ya da kendisi uygular. Yani birbirinden bağımsız olmadan, birbirleriyle paslaşarak sadece insan ve insan ruhuna hitap eden daldır. Siz de kendi ruhunuzun kıymetini bilin ve uzmanlara danışın

 

Ürün Çekiminde Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Ürün Çekimi

Her ürünün çekim tekniği ve özellikleri birbirinden farklıdır. Aksesuar, mobilya, moda gibi birbirinden farklı ürünlerin çekim teknikleri de ayrı ayrıdır. Ürün fotoğraf çekimleri ürünlerin parlaklığı, boyutları, renkleri gibi bir çok detaylandırma için çeşitli ekipmanlar gerektirmektedir. Ama ürün fotoğraf çekimlerinde en temel gereksinim yaratıcılıktır. Her ürün fotoğrafçısına farklı bir hikaye anlatır ve her hikaye için farklı birer çekim tekniği uygulanmalıdır. Bu nedenle fotoğrafçıların kompozisyon oluşturma yönünden de kendilerini geliştirmeleri gerekir. Ürün çekimleri genelde bir katalogda toplanıp alıcıya görsel olarak en doğal haliyle, ama bu doğallığa al beni de katmak suretiyle ulaştırmak için yapılmaktadır.

Ürün fotoğraf çekimlerinde amatörlüğe yer yoktur. Birden fazla ürünün fotoğraf çekimi yapılmaktaysa, ürünlerin duruşu, hizaları, simetrisi ve gösterişi en üst seviyede olmalıdır. Fotoğraf çekmenin belli başlı kurallarını ürün fotoğraf çekiminde de kullanacağımızdan şöyle bir tekrarlayalım istedim ve ürün çekiminde nelere dikkat etmek gerekir aşağıdaki maddelere bakalım.

1/3 kuralı (4 altın nokta kuralı); Fotoğraftaki ana objeyi, kadrajın tam ortasına yerleştirmemek gerekir. Böylece ilgiyi ve dikkati arttırmak mümkündür.

•    Denge; Kadrajda boşluk ve dengesizlik hissini engellemek.
•    Çizgiler, Hatlar; Gözler, fotoğraftaki çizgileri, hatları kendiliğinden takip eder.
•    Simetri; Kadrajda tüm simetrileri öne çıkarmak ilgi uyandırır. Bunun tam tersi, bazen simetrinin bilerek bozulduğu fotoğraflar da fotoğrafa ayrı bir güç katabilir.
•    Bakış Açısı; Bakış açısı fotoğrafın etkisine ya güç katar ya da sıradanlaştırır.
•    Derinlik; Bazen ön, bazen orta ve bazen de arka planda belli objelerin bulunması derinlik yaratabilir.
•    Çerçeveleme (Kadraj); Ortamdaki doğal çerçeveyi (ağaçlar, binalar, duvar delikleri, vs) kullanmak etkileyici bir kare yaratabilir.
•    Arka Plan; Karışık arka fondan kaçınmak.
•    Pozlandırma; pozlandırma gelen ışığın miktarı ile orantılıdır. Gelen ışık ise diyafram açıklığı ve enstantane ile orantılıdır.
•    Arka planı flu tutmak; Uzun odak uzaklığı (zoom yapılması) alan derinliğini daraltır. Objeye yaklaşmak alan derinliğini daraltır. Diyafram açıklığını geniş tutmak alan derinliğini azaltır.

ürün çekimi

Ürün çekimi yapmak için iki adet ışık çadırı, yeterli seviyelerde ışıklandırmalar, ürün masası, belki ürünün çeşidine göre ayna vb. yardımcı malzemeler, uygun renk ve parlaklıkta arka fon(mat olabilir) ve olmazsa olmazımız, fotoğraf makinemize bir tripod gerekmektedir.Işıkları ürüne birisi yukarısında birisi de sağ veya sol yanında olmak üzere iki adet kullanmak, ürüne bir yanından gölge vermek için gerekli olacaktır. Ürün masasının üzerine bıraktığımız ürünümüzü, göz hizamızdan ayarlamak kaydıyla tripotumuzun yüksekliğini yeterli seviyeye çekerek ürün fotoğraf çekimimize başlayabiliriz. Yardımcı aksesuarlardan bahsettim. Mesela ürünümüz çatal bıçak takımıysa, bir ayna fevkalade güzel işimizi görebilir.

Ürünümüzün bir kare fotoğrafını alarak, ışığın miktarını duruma göre azaltıp çoğaltarak birkaç pozda istediğimiz seviyeyi yakalayabiliriz. Ve en düşük ISO, en az miktarda Noise ve düzgün bir aydınlatma dikkat edilecek hususların başında geliyor. Kısık diyafram kullanmanız gerekli, çünkü ürünün her yanında ki ayrıntıyı netsiz, bölge olmadan göstermek durumundasınız. Bu nedenle ışıklandırma çok  fazla önem taşımakta. Ve fotoğraf makinesinin ayarlarını yapmak kalıyor geriye. Tripot kullandığımız için bir defa ayarları yapıp manuele geçersek tekrar tekrar ayar yapmamıza gerek kalmaz.

Ürünü fotoğraf çekiminde dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta da, ürünün mümkün oldukça çok  fazla açıdan fotoğraflanmasıdır. Eğer giyilebilir  ya da takılabilir  ürünlerin fotoğrafı çekiliyorsa, canlı manken kullanımına özen göstermek gerekir. Arka fon rengiyle ürünün rengi arasında ki ilinti, had safhada  uyum içinde olmalıdır. Şöyle ki ürünün özelikleriyle doğru orantılı daha kontrast renkler seçilebilir. Fakat açık krem ve gri tonları hemen hemen tüm ürünlerde iyi yansıtmak adına uygun seçim olabilir.

Fotoğraflarda ki derinlik, aynı ürünlerin farklı farklı çekimlerinde sabit tutulmalıdır. Ürünün bütün detaylarına hakim olabilmek adına, daha büyük pixelle çekilecek fotoğraflar, ürüne duyulan güveni  artıracaktır. Bunun özellikle küçük objeler üzerinde uygulanması gereklidir.

Photoshop programı görsel açıdan fotoğrafları daha kaliteli gösterse de, ürünün doğallığına zarar verebilir. Ürün üzerinde fazla değişiklik yapmak yerine, arka planda görülebilecek  küçük lekelerin temizlenmesi için kullanılması olumlu sonuçlar verebilir.
Ürünün 360 derece fotoğraf çekimi, ürün de buna müsaade ettiği sürece oldukça inovatif bir yöntemdir. 360 derecenin birkaç açıya bölünerek çekilecek çoklu fotoğraflar, katalog üzerinde tek bir fotoğraf şeklinde verilebilir. Bu yöntem uygulanarak ürünün tüm  üretim detayları ve tasarımı hakkında da alıcıya detaylı bilgiler verir.

İstanbul SEO Uzmanı

SEO Uzmanı

İstanbul’da birçok SEO uzmanı bulunmaktadır. Dijital ajanslarda çalışan SEO uzmanları, arama motoru optimizasyonunda oldukça iyilerdir. Search Engineering Optimization kelimesinin kısaltılmış hali olan SEO, bu uzmanlar tarafından çok iyi şekilde uygulanmaktadır. Bu kelimenin Türkçe anlamı ise arama motoru optimizasyonudur. Bu işin asıl amacı çok fazla kullanılan Google, Bing, Yandex gibi arama motorlarında yapılan aramalarda aranan bilginin daha üst sıralarda çıkmasını sağlamaktır. Böyle bir durum site sahipleri tarafından istenmektedir.

İstanbul SEO sistemi çoğu insana göre bir sanattır. Çünkü lokal SEO Türkiye’de fazla bilinmemektedir ve bunu uygulayanlarda arama motoru optimizasyonunda yetkin kişilerdir. Fakat bilgisayar ve teknoloji sistemiyle alakalı olduğu için mühendislik dalı olarak da görülmektedir. Örneğin Google, ülkemizde en çok kullanılan arama motorudur.  Bu durum üzerinden SEO terimini açıklayacak olursak; internet sitelerinin Google aramasında yukarı sıralarda çıkmasını sağlamak için yapılan çalışmalar bütününe SEO sistemi diyebiliriz. Başka bir deyimle SEO sistemleri, internet sitelerinin arama motorlarındaki dostlarıdır.

SEO sistemleri ile birlikte siteler daha fazla tıklanmaktadır. Bu sayede bilgiler de daha yukarı taşınmakta ve kolay erişim sağlanmaktadır. İnternet sitelerinde yapılmakta olan reklamlar da SEO sitemine dâhil olmaktadır. SEO ile uğraşan kişiler SEO danışmanlığı yapmaktadır. Bunların daha ileri seviyelerinde bulunan kişilere ise SEO uzmanı denilmektedir.

İstanbul'da SEO hizmeti almak

Peki, SEO uzmanı nedir?

İstanbul SEO uzmanı, arama motorlarındaki siteler için reklam ve çeşitli iyileştirme metotları uygulayan kişilere verilen isimdir. SEO uzmanı olan kişiler, internet sitelerindeki tüm verilerin analiz, takip, değerlendirme gibi aşamalarından sorumlu bulunmaktadır. Bu aşamalarda en ufak bir eksik ya da hata bulunmaması SEO uzmanlarının yapması gereken bir iştir. Fakat SEO uzmanının işleri sadece bu aşamalarla sınırlı değildir.

Gelişen ve değişen teknoloji dünyasında İstanbul SEO uzmanlığı gibi aktifliğe açık bir işte daha çok gelişim gereklidir. İnternet ortamındaki zararlı oluşumlardan siteyi korumak, kendi alanında çalışan diğer rakip sitelerin gelişim süreçlerinden haberdar olmak gibi durumlar da SEO uzmanını ilgilendirmekte ve onun görevleri arasında sayılmaktadır. Uzman bir SEO’nun sahip olması gereken özellikler ise şu şekilde sıralanabilir:

1-Etik Kurallara Uygun Olarak ve İyi Niyetli Çalışması: SEO, kötü kullanıma açık bir alan olduğundan dolayı bu işi yapan insanların etik kurallar çerçevesinde hareket etmesi zorunludur. İyi bir SEO, iyi niyet ve etik kurallara uygun bir çalışma şeklini amaç olarak benimsemelidir.

2- Analitik Düşünce Sistemine Sahip Olabilme: İnternet ortamı üzerinde düzenlenmesi ve analiz edilmesi gereken birçok veri bulunmaktadır. Bu verilerin karıştırılmaması ve düzene koyulması için analitik düşünce sistemine sahip SEO uzmanları bulunmalıdır. İş sırasında karşılaşılabilecek olan çeşitli hata ve problemlere çözüm odaklı bakabilmesi de SEO uzmanı bireylerde bulunması gereken diğer özelliklerdendir.

3-Programlı Çalışma Özelliği: SEO çalışmaları belli bir düzen ve tertip içerisinde yürütülmektedir. İşteki aksamalar kabul edilememektedir. Çünkü bu düzenleme domino taşları gibidir. Birisi hatalı olduğu zaman diğer veriler de bundan etkilenmektedir. Bu yüzden tüm işler vakitlice teslim edilmeli, ayarlanmalı, planlı ve programlı hareket edilmelidir.

SEO Uzmanı Olan Bireylerin Bilmesi Gerekenler:

-Yazılım ve kodlama bilgisi
Google web yöneticisi hakkında bilgiler
-Sitelerin içerisinde bulunan SEO kriterlerini bilmek
-SEO analiz ederken yorum katabilmek için tüm Google araçlarının özelliklerini bilmek
-Rakip sektörler hakkında araştırma yaparken nasıl tespit yapılacağını bilmek

Tüm bunların haricinde İstanbul SEO konusunda bilinmesi gereken bir diğer konu da bu işin genel bir alanda yapılmıyor olduğudur. Sektörel alanda da oldukça kullanılmaktadır. Buna “Kurumsal SEO” adı verilmektedir. Kurumsal SEO işinde mantık şudur: Örneğin herhangi bir tekstil firması Google aramasında firmasının üst sıralarda yükselmesini istediği zaman bunu kurumsal SEO işini yapanlar halletmektedir. Normal SEO sisteminde genel bir çalışma söz konusu iken kurumsal SEO sisteminde özelleştirme söz konusu olmaktadır. Unutulmamalıdır ki, SEO işinde başarılı olmak, gelişen teknoloji dünyasında sizi iyi yerlere getirecektir.