Yenilenebilir Enerji Kaynakları

Rüzgar Enerjisi Nasıl Çalışır?

by Brian Collins .

Rüzgar Enerjisi

Rüzgar türbinleri basit bir prensibe göre çalışan aletlerdir. Rüzgardaki enerji iki veya üç pervaneye benzer bıçak sayesinde dönüştürülür. Pervane ana bir şafta bağlıdır. Pervane döndükçe bir jeneratör yardımıyla elektrik üretir.

Peki rüzgar enerjisi ile elektrik üretimi nasıl gerçekleşir? Bu soruya basitçe cevap vermek gerekirse, rüzgar türbinlerinin bir vantilatörün çalışma prensibinin tersine çalıştığını söyleyebiliriz. Vantilatörlerde elektrik enerjisinden rüzgar üretilirken, türbinlerde ise rüzgar ile elektrik üretimi sağlanır. Rüzgar türbinin pervanelerini döndürür, bu da bir şaftın dönmesini sağlamaktadır. Bu sayede şaftın bağlı olduğu jeneratörde elektrik üretimi başlar.

Rüzgar bir nevi güneş enerjisi sayesinde üretilmektedir. Güneşten kaynaklı atmosferdeki eşit olmayan ısı dağılımları, dünyadaki homojen olmayan şekillerden kaynaklı farklılıklar ve dünyanın dönmesi nedeniyle, dünya üzerinde rüzgarlar meydana gelmektedir. Rüzgarların akış düzenleri dünyada hemen hemen her bölgede farklılıklar gösterir. Bunun nedeni yukarıda da söylediğimiz gibi atmosfer ve yer şekilleri kaynaklıdır. Bu parametrelere ek olarak su kütlelerinin farklılıkları, bitki örtüsündeki çeşitlilikler gibi nedenleri de gösterebiliriz. İnsanlar rüzgar akışını veya hareket enerjisini, rüzgardan enerji üretmenin haricinde pek çok neden için daha kullanmaktadır. Bunlar arasında, yelkencilik, uçurtma uçurmak gibi aktiviteler gösterilebilir.

rüzgar enerjisi nedir

Rüzgar Türbinlerinin Çeşitleri

Rüzgar enerjisi nedir sorusuna cevap verdikten sonra, rüzgar türbinlerinin çeşitleri hakkında bilgi vermeye başlayabiliriz. Günümüzde modern rüzgar türbinlerini iki sınıfta incelemek söz konusudur. Bunlardan birisi hemen hemen ülkemizde de çeşitli yerlerde gördüğümüz, dikey eksende konumlanmış ve hareket eden türbinlerdir. Bunlardan bir diğeri ise, bir çırpma aletine benzemektedir. İkinci modelin adı Darrieus modeli olarak geçmektedir ve aynı ada sahip Fransız kaşif tarafından keşfedilmiştir. Dikey eksenli türbinlerde genelde iki veya üç adet pervane bulunmaktadır. Bu üç bıçaklı rüzgar türbinleri rüzgara karşı konumlandırılmışlardır ve pervaneleri de rüzgara doğru yönelmiştir.

Rüzgar türbinleri karada konumlandırılabilecekleri gibi, okyanuslar gibi büyük su kütleleri içerisine de yerleştirilebilirler. Ayrıca göller içerisine koyulmaları da söz konusudur. Günümüzde hemen hemen her ülkede deniz tabanlı rüzgar türbinlerinin kurulumu ve kullanımı faaliyetleri devam etmektedir. Rüzgar enerjisi hakkında bilgi verdiğimiz yazımıza rüzgar türbinlerinin boyutları ile devam ediyoruz.

Rüzgar Türbinlerinin Boyutları

Üretim açısından rüzgar türbinlerini sınıflandırmak gerekirse, onların 100 kilowattan birkaç megawat’a kadar enerji kapasitesi aralığına sahip olduklarını söyleyebiliriz. Büyük rüzgar türbinleri maliyet – performans açısından çok daha etkili türbinlerdir ve gruplar halinde rüzgar çiftlikleri adı verilen bölgelere yerleştirilirler. Bu sayede birbirleri ile bütünleşik bir şekilde elektrik üretimi gerçekleştirirler. Son yıllarda özellikle bu tipte türbinlerde tüm dünya çapında kurulum anlamında artışların olduğunu söylemek mümkün. Özellikle Amerika’da rüzgar enerjisi aktif şekilde son yıllarda tercih edilen enerji türüne dönüşmektedir.

Tek rüzgar türbinleri ise 100 kilowatın altındadırlar ve evler, telekominikasyonu cihazları veya su pompalama sistemleri için kullanılırlar. Küçük türbinler dizel jeneratörlerle, pillerle ve ışıkla elektrik üreten sistemlere bağlantılı şekilde de kullanılmaktadırlar. Bu sistemlere hibrit sistemler adı da verilmektedir ve bunlar genelde uzak ve erişimin kolay olmadığı bölgelerde tercih edilirler.

Doğal yollarla enerji üretimi son yüzyıl içerisinde insanlığın en önemli sorunlarından birisi olmaktadır. Toplu halde şehirlerin ihtiyacını karşılayacak elektriğin doğal yollarla üretilmesinin gelecekte rüzgar ve benzeri enerjilerle mümkün hale gelebileceği düşünülüyor.

Güneş Enerjisi Panellerinin Türkiye ve Dünyadaki Durumu

by Brian Collins .

Güneş Enerjisi Panelleri

Güneş en büyük enerji kaynağımız olmasından dolayı diğer enerji türlerinden daha büyük bir öneme sahiptir. Günümüzde de dünya üzerindeki kaynaklardan ziyade dışarıdan gelen kaynaklardan elde edilen enerjinin önemi artmıştır. Güneş enerjisi kolay elde edilebilir, maliyetsiz ve çevre dostu olmasından dolayı dünyada ve Türkiye’de oldukça geniş bir yayılma alanına sahiptir. Özellikle elektrik gibi önemli bir enerjiye dönüştürülebilir olmasından dolayı ve herkesin uygulayabileceği bir sistem olmasından dolayı güneş panelleri pek çok firmanın ve yatırımcının da ilgi odağı olmuş durumdadır.

Geçmişi oldukça eskiye dayanan güneş enerjisi panelleri dünya üzerinde çok önceden beri var olan bir sistemdir. Ancak her ülkede yaygın olmayan bu sistem özellikle ülkemizde geçmiş yıllardan beri kullanılan bir sistem olduğu için bu konuda da öncü ülkelerden sayılmaktadır. Dünya üzerinde en fazla nüfusun bulunduğu ve üretim konusunda sürekli olarak enerjiye ihtiyaç duyan Çin, güneş enerjisi panelleri konusunda da başı çekmektedir. Amerika Birleşik Devletleri ise Çin’i izleyen ikinci ülkedir.

Güneş Enerjisi Panelleri İçin Uygun Olan Bölgeler

Dünya üzerinde çok fazla ülke bulunuyor. Ancak güneş enerjisi için her zaman güneş alması ile bilinen ve güneş enerjisi için verimli sayılabilecek bölgelerin başında Afrika çölleri geliyor. Afrika en şiddetli güneş ışınlarını alan bölgelerden olmasından dolayı ve panel kullanımı için geniş alana sahip olmasından dolayı enerji üretiminde merkez bölgelerden sayılabiliyor. Amerika’nın orta kısımları da Afrika kadar ışına maruz kalan bölgeler bulunduruyor.

Güneş PanelleriGüneş ışınlarının en sık ulaştığı bölgeler genellikle çöller olduğu için ve buralarda yeterli yerleşim birimlerinin bulunmasından dolayı yeterli alanlar olarak sayılamamaktadır. Türkiye ise dünya üzerinde güneş ışınlarına en fazla maruz kalan ülkelerden biri olması ve çöller yerine yerleşik birimlere sahip olmasından dolayı oldukça avantajlı bir konumdadır. Türkiye ile birlikte aynı özelliklere sahip olan bir diğer ülke ise İspanya’dır. Güneşten gelen enerji bu ülkeler tarafından rahatlıkla kullanılabilir.

Güneş Enerjisi Panellerinde Türkiye’nin Geleceği

Güneş enerjisi konusunda sadece ülkemizde değil diğer bütün dünya ülkelerinde büyük bir hareketlilik yaşanıyor olsa da bu sistemi yıllardır kullanan ülkemiz diğer ülkelere nazaran daha avantajlı bir konumdadır. Güneş enerjisi panelleri konusunda özellikle Güney Doğu Anadolu bölgesinin fazlaca güneş alması ve bu bölgenin geniş topraklarının bulunması daha fazla enerji elde etmek adına elverişli olmaktadır. Güneydoğu Anadolu bölgesinden sonra en verimli güneş enerjisi panelleri Akdeniz bölgesinde kurulabilmektedir.

Ülkemizin en fazla elektrik tüketimi yaptığı alan doğalgaz olmaktadır. Doğalgazlı sistemlerden kar elde etmek içinse hem elektrik hem yakıt tüketimini azaltan güneş enerjisinden faydalanılabilir. Çünkü doğalgazın sunduğu sıcak su ve yemek pişirmek amacıyla kullanılan ocak ısıtma gibi durumları güneş enerjisi de sunmaktadır. Güneş enerjisi panelleri konusunda ülkemizde doğru adımlar atıldığında hem dışa bağımlılık azalacak hem de enerjinin masrafsız ve doğal bir şekilde elde edilmesinden dolayı refah seviyesi de artacaktır.

Türkiye üzerinde güneş enerjisi panellerinden yararlanma durumu tamamen pasif konumdadır. Seracılıkta, kurutmada ya da bitki üretimi gibi konularla sınırlı kalan güneş enerjisi aktif bir kullanım alanına sahip olduğunda Türkiye kendi enerjisini kendisi üretebilir ve dünya üzerindeki şanslı ülkelerden biri olmasından dolayı bu enerji ile daha temiz bir doğaya kavuşabilir. Güneş enerjisi panelleri konusunda uzman kişilerin yetiştirilmesi, bu alanda sağlam adımların atılması ve yeterli yatırımların yapılması büyük önem taşımaktadır. Türkiye’de bu çalışmaları profesyonel anlamda yürüten birkaç kuruluş ve birkaç üniversite bulunmaktadır.